Cahil adam meyve vermeyen
ağaca benzer.
Cahil ile konuşan cahil olur.
Cahilin
dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.
Cami dururken
mescitte namaz kılınmaz.
Cami yıkılsa da
mihrap yerindedir.
Can boğazdan gelir.
Can çıkar, huy
çıkmaz.
Can evi, babam evi.
Canbaz ipte, balık
dipte gerek.
Canı acıyan eşek,
atı geçer.
Canı kaymak isteyen
mandayı yanında taşır.
Cebinden korkan
cibinliği beraber taşır.
Cemaat ne kadar çok
olsa imam yine bildiğini okur.
Ceviz gölglesi
yavuz gölgesi, söğüt gölgesi, yiğit gölgesi.
Cins horoz
yumurtada öter.
Cümrü kadar yer
yakar
***
Çabuk parlayan
çabuk söner.
Çağırılan yere
erinme; çağrılmayan yere görünme.
Çağrılmadığın yere
taş olma.
Çakalsız köy olmaz.
Çalıda gül bitmez,
çahile söz yetmez.
Çalma elin
kapısını, çalarlar kapını.
Çamın kökü,
yalancının sözü bitmez.
Çarşambanın
gelişinden perşembe bellidir.
Çekirgeyi suya
göndermişler yine çekirge getirmiş.
Çık çık eden
nalçadır, iş bitiren akçadır.
Çıkacak kan damarda
durmaz.
Çıkmadık candan
ümit kesilmez.
Çıra dibine ışık
salmaz.
Çiftçi yağmur
ister, yolcu kurak.
Çiftçinin anbarı
sabanın ucundadır.
Çingene çalar, kürt
oynar.
Çingene ele kızmış,
kendi çocuğunun ağzını yırtmış.
Çirkin ile bal
yeme, güzel ile taş taşı.
Çirkin kazı evin
toplar, güzel karı düğün gezer.
Çivi çiviyi söker.
Çoban çorabını
kendi örer.
Çobana verme kızı,
ya koyun güttürür ya kuzu.
Çobansız sürü
olmaz.
Çocuğuna iş buyuran
ardınca kendi gider.
Çocuk ile yoğurt
yiyen elbette ağzına yüzüne bulaştırır.
Çok bilen çok
yanılır.
Çok çalışan çarık
yırtar, iş odur Hakka vara.
Çok gezenin ayağına
çöp batar.
Çok söyleme arsız
edersin, aç bırakma hırsız edersin.
Çokluğa darı
saçılmaz.
Çöreğin büyüğü un
çokluğunda olur.
Çürük baklanın kör
alıcısı olur.
Çürük iple kuyuya
inilmez.
Çürük merdivenle
dama çıkılmaz.