Dağ başı dumansız olmaz.
Dağ başında harman savrulmaz.
Dağ ile yarışan duvarından çıkar.
Dağ tavşansız olmaz.
Dağına göre kar yağar.
Dalkıran baş keser.
Dam üstünde saksağan, vur beline
kazmayı.
Danışan dağı aşmış, danışmayan düz
ovada yolu şaşırmış.
Davul dengi dengine çalar.
Davul tozu, minare gölgesi.
Davuldan gelen zurnaya gider.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Dayısı olan dayısına yanaşır.
Debbağ sevdiği deriyi yerden
yere vurur.
Değirmen iki taştan, muhabbet iki
baştan.
Değirmen taşsız öğütmez.
Değirmene varan un öğütür, evdeki
nöbet savar.
Deli ağlamaz, akıllı gütmez.
Deli kız düğün etmiş, kendi baş
sedire geçmiş.
Delik kapta su durmaz.
Deliye taş atma, kaldırır başını
yarar.
Demir kızgın iken dövülür.
Demir nemden çürür, insan gamdan.
Denizdeki balık pazar olmaz.
Denize düşen yılana sarılır.
Derdi veren dermanını da verir.
Derdini saklayan dermanını bulamaz.
Dertsiz baş, yarasız ağaç olmaz.
Dervişe bir lokma, bir hırka gerek.
Dervişin fikri ne ise zikri odur.
Deve ahmak olduğundan kılavuzu
eşektir.
Deve kadar büyümüşsün, kulağı kadar
haysiyetin yok.
Deveye boynun eğri demişler, nerem
doğru demiş.
Deveye diken gerek olunca boynun
uzatır.
Devlet olmayınca başta, yastık
neyler başta.
Devletliye dokun geç, fıkaradan
sakın geç.
Dil insanı yaya bırakır.
Dil yarası unutulmaz.
Dilencinin torbası olmaz.
Dilenen doymaz, dilenmeyen acıkmaz.
Dilin kemiği yok ama kemiği kırar.
Dipsiz kile boş anbar ha doldur hal
doldur.
Diş eti karın doyurmaz.
Dişi ağrıyan dilini kesmeli, gözü
ağrıyan elini.
Dişi kuşu yapar yuvayı, içini
dışını sıvayı sıvayı.
Doğmadık çocuğa kaftan biçilmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden
kovarlar.
Dolu bardak su almaz.
Dolu küpün sesi çıkmaz.
Dost acı söyler.
Dost yüzünden, düşman gözünden
bellidir.
Döngel ile oruç tutulmaz.
Dumansız baca olmaz.
Dut demeye dudak ister.
Düğüncü düğünü uzatırsa döğünür.
Düğünsüz ev olur, ölümsüz ev olmaz.
Dünyada eken ahrette biçer.
Dünyada tamah varken, dolandırıcı
açlıktan ölmez.
Düşenin dostu olmaz.
Düşmanın eline kılıç verilmez.