 |
Adâlet, halkın dirliği ve düzeni, idârecilerin süsü ve güzelliğidir.
|
 |
Adâlet; îmânın başıdır, ihsânın birleştiği noktadır ve îmânın en yüksek
mertebesidir. |
 |
Affetmek fazîlettir. Kararlı olmak metâ'dır, sahip olunan maldır. Kararsız
olmak ise zâyi olmaktır. Doğruluk emânet, yalancılık hıyânettir. İnsâf
rahatlık, şer küstahlıktır. Emânete hıyânet etmemek, îmândandır, güler
yüzlülük ihsândandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanâat
insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır,
şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Hased yıpratır,
nefret çökertir. |
 |
Ahmaklık, dermânı bulunmayan bir dert, şifâsı olmayan bir hastalıktır.
|
 |
Ahmaklık; herşeyi fuzûliymiş gibi hiçe saymak ve câhil insanlarla arkadaşlık
kurmaktır. |
 |
Akıl ve ilim, birbirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir.
|
 |
Akıl, mü'minin dostu; ilim, vezîri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise
silâhıdır. |
 |
Akıllı kimse, günâhlarını tövbe ile örtendir. Cömert, kötülük yapana
iyilikle karşılık verendir. |
 |
Akıllı kimse,
ibâdetle, nefsin arzusuna karşı gelendir. Câhil kimse, günâh işleyerek
nefsin arzusuna uyandır.
|
 |
Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, mü'min; kalbini şek ve
şüpheden temizleyendir. |
 |
Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir. |
 |
Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikir eder, baktığı vakit de
ibret alır. |
 |
Akıllı; alçak dünyadan el çeken, Cennet-i a'lâya göz dikendir.
|
 |
Akıllı; şehvetten uzaklaşan, âhıreti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız
ihtiyâcı kadar ve delille konuşur, sâdece âhıretinin ıslâhı için çalışır.
Akıllı, günâhlardan sakınır, ayıplardan uzak durur. Cömertlik günâhları
siler, kalblere sevgi eker. |
 |
Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz,
çünkü daha önce âlim değildi. |
 |
Âlim; sözü, işine uygun olandır. Âlim ilme doymaz. |
 |
Allah için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran ve
ibâdetlerinde yardımcı olandır. |
 |
Allah için kardeş olanların sevgisi, sebebi dâim olduğu için devam eder.
Dünya için kardeş olanların sevgisi, sebebi devam etmediği için, kısa sürer,
bir an gelir son bulur. |
 |
Allah için seven bir kardeş, en yakından daha yakın, anne ve babalardan daha
merhametlidir. |
 |
Allah korkusundan dolayı göz yaşı dökmek, kalbi nûrlandırır. Tekrar günâh
işlemekten insanı korur. |
 |
Allah'a kavuşmak, kötü insanlardan uzak durmakla olur. |
 |
Allah'a tâadle uğraşmak en kârlı iş, doğru konuşan dil ise, en güzelidir.
|
 |
Allahın azâbından korkmak, müttekîlerin, takvâ sahiplerinin nişânıdır.
|
 |
Allahü Teâlâdan hayâ etmek, insanı Cehennem azâbından korur. |
 |
Amel eden câhil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü ona,
ihtiyâcından uzaklaşmaktan başka birşey kazandırmaz. |
 |
Ârifin, yüzü nûr
ve tebessüm, kalbi korku ve hüzün doludur. |