 |
Benim için olgunluk
tacının en güzel yıldızı, başkalarının tesirine kapılmamak, hak veya
haksızlık üzerine verilecek hükümlerde başkalarını
dinlememektir. |
CICERO |
 |
Büyük işler kuvvet ve
vücut çevikliği ile değil; ihtiyarların kaybetmek şöyle dursun, daha bol
şekilde kazandıkları olgun fikirlerle görülür. |
CICERO |
 |
En olgun meyve ilk
önce düşer. |
SHAKESPEARE |
 |
Gönlü aydın bir kişiye
kul olmak, padişahların başlarına taç olmaktan iyidir. |
MEVLANA |
 |
Hafif dertler konuşur.
Büyük dertlerin sesi çıkmaz. |
SENECA |
 |
Hamdım, piştim,
yandım. |
MEVLANA |
 |
İnsana neyi eksik diye
değil, hala neyi kaybolmamış diye bakmak hikmetin gereğidir. |
KEMAL
URAL |
 |
İnsanı olgunluğa
götüren en hızlı at ıstıraptır. |
ECKHART |
 |
İnsanın söyleyecek çok
şeyi olduğu halde söylememeyi bilmesi, olgunluğunun
başlangıcıdır. |
T. H.
HUXLEY |
 |
İnsanlar başaklara
benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça
eğilirler. |
MONTAIGNE |
 |
İnsanlar tecrübeleri
nispetinde değil, tecrübelerinden aldıkları dersler nispetinde
olgundurlar. |
BERNARD
SHAW |
 |
İşin güç kısmı, adam olmak
değil, adam kalmaktır. |
ANDRE
MAZERELLES |
 |
Olgun insan
yapabileceğini söyleyen ve söylediğini yapan insandır. |
KONFUÇYÜS |
 |
Olgun insan, işini;
basit insan, kazancını düşünür. |
KUNG
DSE |
 |
Olgun kişi bunalıma
düşmez. |
KONFUÇYÜS |
 |
Olgunluğumuzun zevkini
tattıktan sonra, artık meyvelerimizden sevinçle ayrılabiliriz.
|
TAGOR |
 |
Olgunluk, gözetleyen
olsun olmasın, verilen işi yapmak, para olduğu halde israf etmemek,
intikamı düşünmeden haksızlığa dayanmaktır. |
ANN
LANDER |
 |
On beş yaşında kendimi
öğrenmeye verdim, otuz yaşında irademe sahip olabildim, kırk yaşında sezgi
yoluyla her şeyi kavradım, yetmiş yaşında doğru olan şeylere zarar
vermeden kalbimin isteklerini yerine getirebildim. |
KONFUÇYÜS |
 |
Tanrının değirmenleri
yavaş öğütürler, fakat çok ince öğütürler. |
FREDRİCH VAN LOGAU |
 |
Yıllar için için aşındırır
Olgunluk çağına varmış güçleri. |
LUCRETIUS |